Tags

Showing posts with label text. Show all posts
Showing posts with label text. Show all posts

20130505

Elektronik cilginlik...

Bilenler bilir.. TEknolojiye duskun bir insanim. Elimden geldigince de yakinda takip etmeye calisirim. Ne var ki, son 6-7 yilda bir fakindalik icindeyim.. Malum Teknolojik gelismenin hizina yetisemez olduk etrafimiz akilli telefonlarla doldu tasti. Ben ise bunlari hala kullanmamaya calisan dinazor pozisyonuna dustum kaldim. Ama beni butun bu olaylarin ozunde rahatsiz eden bunun ticari yani oldu hep. Teknolojik urunler malum her zaman parlak goruntuleri aklimizi bastan alan ozellikleri ve en onemlisi Kisa ekonomik omurleriyle butcemizi derinden yaralar oldu. Iste ben bunu hissettigimde (sanirim 2007 civarina denk geliyor) Kendimi (en azindan) frenleme karari aldim. Bu ticari ve pazarlama baskisina yenik dusmemeye karar verdim... Iste bunun sembolik olarak temsili icin bugun buraya simdiye kadar sahip oldugum telefonlari listeliyeyim dedim... Komik oldu eski telefonlari Arayip bulmak... Buyrun

1998-2001 - Ilk Telefonumu aldim. Abimin eskisi.. Nokia 3110


O zamanlar universitede bir status gostergesi olmaya baslamisti bile. Ama benim 2 yasinda edindigim bu telefon bana fazlasiyla yetiyordu. Zamanin en gozde Markasi Nokia dan.. Benim icin yolda yururken ya da disarida baska birisinin ozel hatti arama luksu inanilmaz gelmisti. Malum o devirler kapsama alani dertleri coktu ve odeme planlari arasindan en uygununu secmeye cabaliyorduk..2.5 yillik kulanim sonunda Cep telefonsuzda yasaya bilecegime karar vermistim ve 1 senelik huzurlu bir doneme yelken actim :).. ceptelefonu faturasi odememek cok keyifliydi...

2002-2003 - Ise baslamamla toplum baskisi artti.. Nokia 3310



Is hayati malum bir cep Telefonunu mecbur kiliyor. Bense ilk hissiyatlarima sadik kalarak ucuz bir opsiyon olan Nokia 3310 terfi ettim.  O zamanlarin en gozde modeliydi. Sanirim tam olarak da bu siralarda birseyler ters gitti. Internet yayginlasti ve Google hayatimiza girdi. Artik herseyi netten bakar ordan karsilastirir olmustuk. Telefonlar ise giderek daha kucuk - mikro hal almaya basladi. Artik telefonlara bakisim eskiden oldugu gibi mutevazi degil bir miktar (oldukca buyuk) aclik seviyesindeydi ki, Bluetooth u olan bir telefon gorunce gozum donmustu (bknz bir sonraki telefonum)..

2003-2006 - Gozu donmusluk donemine giris.. -Siemens S55


"Hele bir de Renkli ekran mi? inanilir gibi degil" demistim icimden. Simdiki standartlarla 5e5 piksel desek yeridir.. ama benim icin muthis bir atilimdi.. Ihtiyacim var miydi.. KEsinlikle hayir.. Zaten olayin en yanlis yeri orasiydi... Ve bu da beni ikinci en buyuk telefon secimi hatama surukledi...

2006-2007 GElmis gecmis en kotu cep telefonu - Siemens BenQ S88


AMOLED ekranina ve Mp3 (bile) calabilme ozellikleirne kandigim bu alet dunyanin en yavas isletim sistemine sahip ve sahibini delirtmek icin birebir... Defalarca kirmak ihtiyaci hissetim... Tek istedigim bir aram yapmakti. Neyse bu en buyuk hatam da simdiye kadar ki en dogru telefonuma ulastirdi beni...

2007 - 2010 - Gelmis gecmis en iyi telefon - Sony Ericsson K750i

Artik Reading e Ingiltereye tasinmistim ve cep telefonu tasimamak gibi bir luksum yoktu. Sagolsun Kuzenim 4 yillik kullanimdan sonra yeni bir telfon almisti ve bana K750 sini verdi... Tam olarak aradigim seydi. Sadece bir telefon, ve mp3 calar.. Uzun pil omru ve neredeyse zarar vermesi imkansiz bir telefondu... Telefondu cunku 2010 da 7 yillik omrunun sonuna erdi... Dusunmeksizin aynisini aradim ama artik Akilli telfonlar almis yurumustu.. Oyle basit telefonlari bulmak neredeyse imkansizlasmisti... Ama Markaya guvenim oldukca yusekti

2010 - .... Yolun sonu mu?

Her ne kadar kaymali telefonlari sevmesem de.. Sony Ericsson alacagima emindim ve Ne yazik ki bulabildigim en az ozellikli alet artik buydu 2010 da... Internet, 8Mp camera, GPS vs vs... Hala kullandigim bu telefon simdiye kadar beni pekhayal kirikligina ugratmadi.. Dayanikli , Telefon ve mp3 calar ozellikleri benim icin fazla bile... Ama belli ki yolun sonu hizla yaklasiyor.. Umarim yakinda olmaz ama kacinilmaz olarak Kirilabilir bir telefona gecmem gerekecek.. Bir sonraki maceramdan haberdar ederim sizleri, sayin okuyucu..






20130421

Ertelemek

05/04/2009
Ertelemek


Hayatta en cok kaybettigim sey zaman
Sabahlari uyanmayi
Gunduzleri calismayi
Aksamlari dinlenmeyi erteledik
Hem aski hem saygiyi erteledik

Birbirimizi erteledik
Ben Hep ertlediklerimden kaybettim
Hicbirseye acelem yokken
Hersey icin gec kaldim

Kendimi en cok bu zamanlarda sevmedim...

Mektup yazmayi bile, eline kalem almayi bile boylesine erteledim.

Seni sevmeyi artik ertelemek istemiyorum....

20130403

Politik Tartismanin Ozeti

Conversational Terrorism




All of the techniques listed in this document have actually been witnessed, told to us by someone else, or dreamed up. They are described in first person for clarity of motive.
The intent of detailing and naming these insidious tactics is so that the reader may AVOID USING THEM, to quickly recognize if someone else is using them, and for fun. There is much humor in the way people (consciously or unconsciously) conversationally cheat.
It is hoped that exposing these tactics will help muzzle the growing abuse in our conversational landscape. Give copies to both perpetrators and victims (only NOT for profit use).
The examples are overblown in an attempt to be both clear and funny. Use your imagination to think of how you (perish the thought) and others have used these techniques in the past.
They have been grouped by major category, with the best (worst!) saved for last.
First, we have the Ad Hominem Variants where you attack the person as a way to avoid truth, science, or logic which might otherwise prove you wrong. Next are the Sleight of Mind Fallacies, which act as "mental magic" to make sure the unwanted subject disappears. Then, we move on to Delay Tactics, which are subtle means to buy time when put on the spot. Then, the ever popular Question as Opportunity ploys, where any question can be deftly averted. Finally, we have the Cheap Shot Tactics and Irritants, which are basically "below the belt" punches.


Ad Hominem Variants


OVER YOUR HEAD:

"I'd like to respond to that, but taking into account your background, education, and intelligence, I am quite sure that you would not be able to understand."

EVEN YOU:

"My next point will be so cogent that even you will be able to understand it." "Even you should be able to grasp the next point."

YOU'LL GET OVER IT:

"I used to think that way when I was your age." "As you mature emotionally (or mentally, or spiritually), you will grow out of your present way of thinking, and you will eventually come around to my point of view."
"You're new here, aren't you?"

20130315

Aci son #shameongoogle #savegooglereader

Sanirim bundan 4-5 yil onceydi, ilk kez google reader la tanismam... "Nedir bu RSS?" meraki ile tikladigim link yeni ufuklar acmisti onumde. Tam da internet icinden cikilmaz flash reklamlari ile dolu bir cehenneme donusmusken, bu basit arayuz hayatimi kurtarmistim. Bu sayede tum sosyal medyalardan uzaklasabildim. Kimin 3. bir kisinin belirledigi News Feed e ihtiyaci vardi ki? ben kendi istedigim sitelerden -reklamsiz- olarak istediklerimi okuyor, istediklerimi ilgili oldugunu dusundugum kisilerle paylasabiliyordum.

Internet benim kontrolumdeydi... ta ki,

bu mesaji gorene kadar.

Google su 11 yillik sirket omru boyunca pekcok urun denedi. Bunlardan cogu test (beta) asamasini gecemeden iptal edildi, kimileri cok begenildi ve tutuldu (Mail, calendar, search). Kimi uvey evlat urunler ise (google reader gibi) azimsanmayacak bir kitle tarafindan oldukca verimli bir arac olarak kullaniliyordu. Anlasilan o ki bu grup insan google'in devasa buyume plani icinde yer edememis, ya da reklamsiz mutlu internet kavrami fazlasiyla modasi gecmis bulunmus ki 1 temmuz'dan itibaren bu hizmeti kaldiriyor..

Reader, acik ara google in sundugu en guzel hizmetlerden, diger harcanan projeler listesine ekleniyor... #Shameongoogle

Picasaweb (Flickr, instagram rekabeti)
google notes (evernotes rekabeti)
Google Reader

20130219

Gunun Tinisi: I Am Kloot - Some Better Day



Bu seneye tatsiz basladik... her ne kadar icime atsam da su yolunu buluyor. Iste En sevdigim gruplardan I am kloot da o yarama bilmeden dokunuvermis.

Dedemin anisina gelsin...

20130205

Akla giden yol

Beyaz, siyah, sari , mor, sag, sol, kurt, kult, ermeni, turk, aptal, akilli... vs vs.. 

Insanlar birbirlerini kategorilere koymadan gormeye ve konusmaya basladiginda  birbirimizi anlamaktan ve baristan soz edebiliriz.

20121221

Efsanevi Diyaloglar

20 Aralik 2012 den bir diyalog;

- Kiyamet ne zaman?
- Yarin



Bir baskasi;


- Ay cok tatli olmussun bu elbiseyle.. Seker kiz Candy mi?
- Ortacag fahisesiyim ben....

20121205

Kulakliklarim ve kendi dunyam

Yurtdisinda yasamaya basladigimdan beri (daha yogun olarak Hollanda'ya tasindigimdan bu yana) kulagimda surekli bir muzik ve kendi sessiz dunyamda yasiyorum. Ne zaman tek basima disari ciksam surekli etrafimdaki konusmalari hayatin akisini gozardi ediyorum. Bisiklete binis hizimdan, yurume hizima herseyi dinledigim muziklerin ruh hali belirliyordu. Bugun kendimce marjinal bir karar ile bir sure yasadigim toplumun ritmine kendimi birakmaya karar verdim. Evden ize gelene kadar, kaldirimda yuruyen (cat pat anladigim) insan dedikodulari, park yerine girmek icin operator ile konusan soforleri, hala bitmeyen istasyon insaatinda yankilanan radyo sesini, sabahin 9 unda Delft zuid tan binip (belli ki turkiye'de gune giden kadin diye tanimlayacagimiz) Den haag yonune giden yasli kadin kafilesini duydum. Bir anda yasadigim ulkedeki sessizligi uzun suredir kacirdigimi fark ettim. Tabii bu beni ne yazik ki daha ciddi ((!) issel) konulara odaklanmama sebep oldu ama bir yandan da unutulmus bir duyguyu bulmusum hissini yasadim.


Turkiye'ye dondugumde 2. gunden itibaren hissettigim Kargasa - kavga ve gurultu hissiyatinin kokenine ulasmis gibi hissettim kendimi.

Tabii bu hissiyat ne kadar devam eder gorecegiz. Keza ulkenin kendisi ne kadar sessiz sakin ve duragan olsa da insanlari bir o kadar gurultucu ve yayagaraci... Deneyim sonuclarini tekrar sizlerle paylasirim..

20121122

Korkuyorum anne

Tam da isyerinde mesaiye kalmisken Gelen Kutuma soyle bir Mail Geldi...
Ben korkmayayim da kim korksun bu internetten...
Kaderin cilvesi mi bu?

20121108

Not: Verimlilik

Evde internetin kesik oldugu 4 saat doktoramin en verimli saatleriydi... Bir an, Doktora icin 4 yil cok uzun diye dusundum...

20121016

Severim: Gundelik anlar

Trende tam da konduktor geldiginde inecegim  duraga gelmeyi.. Bilet almis olsan da olmasanda kartimi gostermeden inmenin verdigi bir zafer hazzini....

20120828

Dogru soz

“We are buried beneath the weight of information, which is being confused with knowledge; quantity is being confused with abundance and wealth with happiness.
We are monkeys with money and guns.”
 

Tom Waits

20120816

Coolness graphed

Coolness graphed:
channeling your anger
Coolness Graphed is the new tumblr in town. Well, sort of. It's been going on since early this year. But worth a look for sure. Along the lines of Jessica Hagy's charts, Coolness Graphed charts only one thing: coolness.

Biz - bugunumuz

Tum duygularimizi normallestiriyoruz, paylasacagiz derken...

Hayatimizin en aci olaylari, en tatli gunleri, surekli guncellenen bir Twitter listesinde kaybolup gidiyor.

Tum insanligin 'Sus'up kendini dinlemeye ihtiyaci var..

Hissedebilecegimiz gunler adina...

20120813

33

Bir gun daha yakiniz... ama bugun ozellikle yaklasiyoruz .. herkes parmakla gosteriyor...


20120803

Ozet

"Life is what happens to you
While you're busy making other plans"

20120605

Merak

siz,

Kulakliklarin kablosunu disarida mi birakirsiniz? yoksa ceketin icinden gecirip Ipod unuzu da cebinizde mi tasirsiniz?

20120604

Talihsiz aciklamalar 32-33-34

Sure gelen yeni sacmalik kurtaj konusunda. Iktidar partisi gercek yuzunu ortaya koydukca, durumun korkunclugu giderek aciga cikiyor. Dini bakis acisini ve geneksel gerekler sacmaliklarina gomulu bir politika guduyorlar. Daha once de bahsettigim Samast'in serbest kalmasini saglayacak hukuki hastaligi, ve bunun dayandigi cagdisi manteliteyi aynen surduruyorlar... Yetmez ama evet diyenlere duyrulur. Iste son 2 hafta sure gelen bazi acikli aciklamalar..

Oncelikle RTE gecen seneki Uludere katliami uzerine buyurdu:
"Her kürtaj bir Uludere'dir." Basli basina celiskiler iceren bu aciklama ile yetinmedi, konuyu carpitma insanlarin dikkatini Uludere'den saptirmak icin devam etti;

"Bazıları çıkıyor diyor ki, 'kürtaj yaptırmak bir haktır ' diyor. 'Kadın diyor isterse kürtajı yaptırır'. 'O onun kendi hakkıdır. Siz onun vücudunda müdahalede bulunamazsınız, tasarrufta bulanamazsınız'. Bırak intihar edene de müsaade et. Niye köprüden atlarken müdahale ediyorsun adama. Hakkını kullansın. Böyle saçmalık olur mu?"


TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı Erdöl, bir soruya cevap veriyor:

- Ensest ve tecavüz halinde kadının durumu ne olacak?

-Yani, biri suç işledi. Peki suçun şahsiliği prensibi geçerli değil mi? 'Suçu işleyene verin cezayı, bana niye ceza veriyorsunuz?' diye ağzı olsa konuşsa, biz ne yanıt vereceğiz? Ben öyle bakıyorum olaya. Ama tabii ki bu konunun bir sorun alanı olduğunu kabul ediyorum, onları da konuşmak lazım. Birçok ülkede ensest ve tecavüz dediğimiz olayda kürtaja kısmi olarak, belli aya kadar toleranslı bakılıyor. Bizde de bu konuda herkesin görüşünü bildirmesi lazım. Tartışma zemininin mutlaka ve mutlaka en masum olan yavruyu, bebeği öldürerek bu sorunu çözmek gibi bir yola çıkmasını doğru bulmuyorum. Tecavüz sonucu da olsa canlanmış bir bebeğin burada suçu var mı? Ben, fetüs haklarından yanayım. İnsan haklarından yanayım. Yani bir bebek anne karnında canlandığı zaman o bebek, sadece o annenin değildir. 

(burada bebegi masum gorup de annenin durumunu hic sorgulamayacak kadar kor ya da tek tarafli yada bagnaz yada akilsiz olabileceklerine inanmak istemiyorum. Sanki anne taciz tecavuz durumunda hayatina aynen devam ediyormus, her tecavuzcu yakalniyormus yada her ensest taciz olayi cezalandiriliyormus gibi kadini (ve haklarini) bu olayin disinda tutup bebegin masumiyeti yalanina siginanlara yaziklar olsun.)

Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın, “Kürtaj bu ülkede 12 Eylül ihtilalinin ardından oldubittiye getirilerek serbest bırakılmıştır” dedi.

Bu sacmalik ve yobazlik sure dursun soyle iki video ile bitirelim...



Biraz daha yumusatmak adina....


sevgilerle,