20110828

" Dogasina Aykiri "

Vedat Ozdemiroglundan:
http://www.afilifilintalar.com/vedat-ozdemiroglundan

Kapitalizm insanın doğasına da aykırı İslam’ın doğasına da. Ve tarihin her çağında, zalime karşı mazlumun direnişi “sol” kokar. Geniş zaman ruhundan bahsediyorum: “Herkesi birden düşünme” matematiğine sahip İslam da, sol da. Bencilin kendisi dahil hepimizi tüketen kör egoyu parçalayan süper egodan söz ediyorum: “Merhametli yaşamdan” yana olmazsak, vahşet yolumuza pusular kurar. Total zekayı anlatıyorum: Ülkeyi, bölgeyi değil, biz dünyalılar, kainat ailesi; bugün başkayı öldürürsek, yarın aynıyı öldürürüz, sonraki gün kendimizi. İslam felsefesi ve sol ideoloji arasında paralellikler kuran düşünce, yarının sütliman alemini işaret etmektedir, bu yüzden günümüzün deniz feneridir. Emek sömürüsü ve sınıfsal kibir, çıkarsız inancın, yarını kuşkulu alınterinin, efendisizlerin gücüyle, gayretiyle alt edilebilir. “Sosyalizmi” sömürü-tüketim uygarlığı için tehlike olarak görenlerin, müslüman insanları da “potansiyel terörist” algılaması sizce tesadüf olabilir mi?… Düşman aynıysa ve saf amacımız adaletse, buyuralım güneyin sofrasına….

20110824

Beat Jenerasyonundan uzak bir ses

tabldog dan inciler

SAMAN: Tadı vardır, ama yoktur. Tatsızın ne olduğunu bilmek gerekir tanımak için. Kağıdı ve sarısı meşhurdur. Sarısının da sıcağı… Zamanı gelsin diye saklanır da saklanır.

KAN: Soğuğu ve sıcağı olur; duranı ve akanı... Kan dondurucu şeylerin çoğunda sıcak ve akışkandır. Soğukkanlılık iyidir. Ne ki insanlıktan çıktığında kış uykusu bekler seni kapıda.

ISKA: Benliğin tüm duvarlarını kaplayan bir dart tahtasının üzerinde açılmış duvar deliklerinden tanınır. An, geri kalan tüm hayatı ıskalamanın evidir. Sonsuzun tam ortası olmaz, elden bir şey gelmez.

KANIK: Sonsuz susuzluğunu bir süreliğine unutmuş kişiye verilen addır. Bu zatlar için ‘ma’ ancak bir ek olabilir. Rakıya kanmak için şişesinde balık olmak isteyenine Orhan Veli denir.

ANI: Onsuz yapılamayan bir şeye benzer. Bir çift güvercin havalandığında duyulan yanık karanfil kokusudur işte. Kan renginin ve kanat çırpıntısının en hakikisidir.

KANI: Kana-at, nam-ı diğer sanı. Dünyalarımızın ekseni. Uğrunda namlar salındığı, sanlar alındığı vakidir. Âdemi hakikatten yalıtır.

AKIM: Ancak farklı uçlar arasında cereyan eder ve yalnızca iletkenler çarpılır – ne çare…

AKSAK: Çarpık gibi bir Timur... Düzenin dışına sıçrayan balık… Kıymetini bilmek gerek.

KISA: Şıpın işi bir sessiz dayatmadır. Kısa diye bir hayat yoktur misal. Kısa kesilmiş çokluklar ve çokcuklar vardır olsa olsa.

AKSAM: Kısımın çoğulu, akşamın oğulu, düzenin hısımıdır. Dikkat ederseniz her sessiz harf düşmez.

SAKIN: Neden sakındığını bilmek ihtiyattandır, bilmemek mahkûmiyetten.

SANIK: Sandalyesi olur; olur ki ayağa kalkabilsin. Hakkımızda sanılanlar bizi olduğumuz yere çiviler. Her ayaklanma bir sanı kırma teşebbüsüdür.

ASKI: Otururken hayallerini emanet ettiğin vestiyerde çok vardır bunlardan. Veresiye ile vestiyer arasındaki benzerlik boşuna değildir.

SIKMAK: Nedense haz alınır, sıkıntı verilir. Oysa yağlı urgan da sıkılır, üzüm de. Bir ada sözünün dediği gibi: Çok sıkan candan, az sıkan andandır.

MAKAS: Körü olur; badem özlüsü olur. İlmeği kesti mi can, damarı kesti mi kan çıkar.

AMAN: Yaydan çıkmış okun geri dönme arzusudur.

AMA: Bazı arzular nafile, tüm çıkışlar arka kapıdandır.


http://tabldog.blogspot.com

20110822

Move - Eat - Learn

Pek cok dunyayi gezen insanin hikayesini duyuyoruz.  Hemen hepsinde guzel anilarla dolu hikayeler oluyor. Ama acikcasi canimi bu kadar cektiren, birazcik (!) kiskandiran, ve de iyi sunum'a rastlamamistim.






22 Agustos Internet Yasagi

Gun geldi catti. Artk internt braz sinirl, ekik bsylr vr. Ysin ozgulkr ulksi Trkye, ...